|
Tweet |
Taşkın ÇULCU
Yeni nesil suç örgütlerinin geleneksel mafya yapılanmalarından farklı bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Öger, bu grupların çoğunlukla 14-20 yaş aralığındaki gençlerden oluştuğunu ve sosyal medya platformları üzerinden örgütlenerek şiddeti görünür hale getirdiğini söyledi.
Şiddetin artık gizlenmediğini, aksine sosyal medyada güç ve itibar göstergesi olarak sergilendiğini belirten Öger, silahlı saldırı görüntüleri, tehdit videoları, lüks yaşam paylaşımları ve suç içeriklerinin gençler üzerinde yanlış rol modeller oluşturduğunu dile getirdi. Beğeni ve takipçi kazanma amacıyla işlenen suçların toplumsal yapıya ciddi zarar verdiğini vurguladı.
Bölgede yüksek genç nüfus, işsizlik, ekonomik belirsizlik, aile yapısındaki zayıflama ve eğitim alanındaki sorunların suç örgütlerinin hareket alanını genişlettiğine dikkat çeken Öger, terörle mücadelede elde edilen kazanımların sosyal ve ekonomik politikalarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Aksi halde oluşan boşlukların farklı suç yapıları tarafından doldurulmaya çalışıldığını belirten Öger, uyuşturucu ticareti, haraç sistemi, kaçakçılık ve kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin gençlere kolay kazanç vaadiyle sunulduğunu söyledi.
Sosyal medya algoritmalarının şiddet içeriklerini öne çıkarmasının da sorunu derinleştirdiğini kaydeden Öger, dijital platformların bu konuda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Şiddetin dijital mecralarda adeta bir yaşam tarzı gibi sunulduğunu ifade eden Öger, gençlerin güç, para ve korku üzerinden oluşturulan sahte kahramanlık algısına yönlendirildiğini söyledi. Bunun yalnızca bireyleri değil, aileleri, mahalleleri ve toplumun tamamını olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Sorunun yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğini vurgulayan Öger, sosyal medya platformlarında şiddeti özendiren içeriklere yönelik daha etkin denetim ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Okullarda medya okuryazarlığı ve dijital farkındalık eğitimlerinin yaygınlaştırılması, ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının artırılması, gençlerin spor, sanat, kültür ve girişimcilik faaliyetlerine erişiminin güçlendirilmesi ile bölgeye yönelik istihdam ve kalkınma projelerinin hızlandırılmasının önemine dikkat çekti.
Açıklamasının sonunda tüm kurumlara ortak mücadele çağrısında bulunan Yahya Öger, Türkiye'nin huzurunun gençlerin geleceğinin korunmasına bağlı olduğunu belirterek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da sağlanan güven ve istikrar ortamının sürdürülebilmesi için devlet kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, aileler ve eğitim camiasının iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Öger, bugün ihmal edilen sorunların gelecekte çok daha ağır toplumsal sonuçlar doğurabileceğini ifade ederek, gençleri şiddete, suça ve bağımlılığa sürükleyen yapılara karşı ortak mücadele edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.