|
Tweet |
Gazetecilerin toplumun sesi ve vicdanı olduğunu belirten Sinanoğlu, basının üzerindeki baskılara, güvenlik risklerine ve ekonomik güçlüklere dikkat çekerek, "Gazeteciler ne kadar özgür olursa, toplum da o kadar özgür olur" dedi.
“Gazeteciler Çıkar Gruplarının Hedefi Haline Geliyor”
Gazeteciliğin dünyanın her yerinde zor şartlar altında icra edildiğini ifade eden Devran Sinanoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Gazetecilik zor bir meslektir; her türlü baskıyla karşı karşıya kalabiliyorlar. Onların amacı belirli bir grubu veya zümreyi memnun etmek değil, işini ehliyle yapıp kamuoyunu doğru bilgilendirmektir. İlkeli, tarafsız davrandıkları ve kalemlerini kiralamadıkları için birçok şer odağının ve çıkar grubunun hedefi olabiliyorlar."
“Dünyanın Birçok Yerinde Gazeteciler Meslek Şehidi Oluyor”
Savaş alanlarında ve zorlu coğrafyalarda görev yapan basın mensuplarının yaşadığı mağduriyetlere değinen Sinanoğlu, mesleğini icra ettiği için hayatını kaybeden ya da cezaevine atılan gazetecilere vurgu yaptı:
"Birçok gazeteci dünyanın farklı yerlerinde sırf işini yaptığı için meslek şehidi olmuştur ve maalesef olmaya da devam ediyor. Özellikle savaş alanlarında tek amacı doğru haberi dünya kamuoyu ile paylaşmak olan birçok gazeteci ne yazık ki katledilmiştir. İşini yaptığı için cezaevlerine atılan, işkence gören ve her türlü insanlık dışı muameleye maruz kalan gazeteciler, günümüzde ne yazık ki hak ettikleri değeri ve ilgiyi görmüyorlar."
“Gazeteciler Demokrasinin Bel Kemiğidir”
Basın özgürlüğünün toplumsal bilincin gelişmesindeki rolünü altını çizen Sinanoğlu, gazetecileri "demokrasinin bel kemiği" olarak nitelendirdi:
"Gazeteciler suskunların sesi, görünmeyenlerin aynası, konuşulmayanların dilidir. Kalemini hakikatten ayırmayan, dürüst ve ilkeli duruşlarıyla mesleğini kamu yararına kullanan gazeteciler, demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarıdır."
“Sansür ve Oto-Sansür Gerçekleri Karanlıkta Bırakır”
Gazetecilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve mesleki tehditlere de dikkat çeken Genel Başkan Sinanoğlu, denetim işlevinin önemine vurgu yaptı:
"Gazeteciler başta ekonomik baskılar olmak üzere sansür, oto-sansür, mesleki güvencesizlik ve çeşitli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır. Oysa özgür basının olmadığı yerde gerçekler karanlıkta kalır, halkın haber alma hakkı gasp edilir ve toplum demokratik denetim işlevini kaybeder. Orada özgürlükten ve demokrasiden bahsetmek mümkün olamaz."
Hiçbir gazetecinin yazdığı haber veya ifade ettiği düşünce nedeniyle cezalandırılmaması gerektiğini belirten Sinanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Unutulmamalıdır ki gazetecinin kaleminden korkanlar, gerçeğin ortaya çıkmasından da korkarlar. Karanlığı seven, kamuoyunu zarara uğratan kişiler gazetecileri sevmezler. Gerçeğin susturulması, yalnızca gazetecinin değil, toplumun tamamının sesinin kısılması anlamına gelir."
Tüm Basın Emekçilerine Kutlama ve Çağrı
Mesajının sonunda tüm gazetecilerin 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü'nü kutlayan Devran Sinanoğlu, temennilerini şu sözlerle dile getirdi:
"Kamuoyunu doğru bilgilendirmek için gece gündüz demeden çalışan, hakikatin peşinden giden ve zor şartlarda görev yapan tüm gazetecilerin 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Hayatını kaybeden basın emekçilerini saygıyla anıyor, görevini sürdüren tüm gazetecilere başarılar diliyorum. Temennimiz; basının özgür olduğu, gazetecilerin güvende çalıştığı, düşüncelerin özgürce ifade edildiği ve gerçeğin hiçbir baskı altında kalmadığı bir toplumun inşasıdır. Özgür basın, güçlü demokrasinin temelidir."
Haber: Yusuf Yetiş