Diyarbakır’ın sorunları bugün ortaya çıkmış sorunlar değil.
Bu kentte elli yıldan beri devam eden sorunlar, terör bahanesiyle çözümsüz bırakıldı. Şimdi ise terör bahanesi yok.
O hâlde artık Diyarbakır’ın yıllardır biriken sorunlarını çözme zamanı gelmedi mi?
Birilerini suçlayarak bir yere varamayız.
Önemli olan, mevcut sorunları görmek, çözüm üretmek ve görevini yapmayanlardan halk adına hesap sormaktır.
DİSKİ’nin 40 yıllık altyapısının yenilenmesiyle ulaşım sorunu herkesin gündemine girdi. Oysa bu sorun her gün yaşanıyordu.
Dicle Üniversitesi’nden Dağkapı’ya kadar uzanan güzergâhta, özellikle günün belirli saatlerinde yaşanan ulaşım sıkıntısı, vatandaşların hayatını zorlaştıran önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor.
Burada önemli olan, sorunu doğru tespit etmek ve etkili bir şekilde çözmektir.
Diyarbakır, hizmet bakımından 81 il arasında 80’inci sırada yer aldı. Peki, kim çıkıp bu kötü tablonun hesabını sordu? Kim, “Diyarbakır neden bu kadar kötü bir karne aldı?” diye sorguladı?
Belki de Cumhuriyet tarihi boyunca Diyarbakır’ı en kötü yöneten idarecilerle karşı karşıyayız.
Böyle bir tablonun ortaya çıkması karşısında sessiz kalmak, halkın yaşadığı sorunları görmezden gelmek demektir.
Çınar ve Bismil’de taşımalı eğitim sorunu dördüncü haftasına girerken neden kimse hesap sormadı?
Öğrencilerin eğitimden uzak kalması karşısında hangi yetkili sorumluluk aldı, hangi idareci çıkıp açıklama yaptı?
Çok şükür, Çınar’daki sorun sonunda çözüldü ve öğrenciler yeniden eğitime başladı.
Ancak burada asıl mesele, bir sorunun haftalarca devam etmesine neden olan ihmallerin sorgulanmasıdır.
Diyarbakır milletvekillerinin artık birlikte hareket etmesi gerekiyor.
Siyasi farklılıkları bir kenara bırakarak kentin sorunları için ortak bir irade ortaya koymaları şarttır.
Çalışmayan, görevini yerine getirmeyen ve halkın beklentilerine cevap veremeyen idarecilerden, Diyarbakır halkı adına hesap sorulmalıdır.
Mehmet Sait Yaz’ın da bir adım atarak DİSKİ’nin açıklamasını kendi sosyal medya hesaplarında paylaşması, bu tartışmanın gündeme gelmesi açısından önemlidir.
Ancak Diyarbakır’ın ihtiyacı yalnızca açıklamalar ve paylaşımlar değildir. Kentin ihtiyacı, somut adımların atılması, sorunların çözülmesi ve sorumluların hesap vermesidir.
Sözün özü şudur: Diyarbakır bu çileleri hak etmiyor.
Ancak yıllardır yaşanan sorunlar karşısında yalnızca duygusal tepkiler vermekle yetinmek, çözüm için yeterli değildir.
Diyarbakır halkının artık sorunları sorgulaması, yöneticilerden hesap sorması ve verilen sözlerin takipçisi olması gerekiyor.
Çünkü bir kentin geleceği, sorunlarını ne kadar yüksek sesle dile getirdiğiyle değil, bu sorunların çözülmesi için ne kadar kararlı bir duruş sergilediğiyle belirlenir.
Bahane değil, çözümleri konuşma; suçlamaları değil, sorumlulukları sorgulama zamanı geldi, geçmek üzere.