|
Tweet |
Yeşil Yıldız Bağımlılıklarla Mücadele Derneği Genel Başkanı Yahya Öger, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından gündeme getirilen sigara satışlarında kimlik ibrazı zorunluluğu, park ve bahçelerde sigara kullanımına yönelik kısıtlamalar ile kafe ve restoranlardaki sigara içilen alanların yeniden düzenlenmesine ilişkin çalışmaları değerlendirdi.
Tütünle mücadele kapsamında atılması planlanan adımları desteklediklerini belirten Öger, düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi ve etkili biçimde uygulanması gerektiğini ifade etti. Halk sağlığını korumaya yönelik kararların olası siyasi maliyetler veya ticari çıkarlar nedeniyle ertelenmemesi gerektiğine dikkat çekti.
“İktidar ve muhalefet ortak irade göstermeli”
Tütün kullanımının Türkiye'de önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Öger, her yıl 100 binden fazla kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğine işaret etti.
Tütünün yol açtığı kayıpların yalnızca istatistiklerden ibaret olmadığını vurgulayan Öger, her ölümün geride acı yaşayan aileler ve telafisi mümkün olmayan kayıplar bıraktığını kaydetti.
Tütünle mücadelenin siyasi rekabetin konusu hâline getirilmemesi gerektiğini ifade eden Öger, TBMM'de temsil edilen tüm siyasi partilere çağrıda bulunarak, toplum sağlığını korumak amacıyla ortak irade ortaya konulmasını istedi.
“Siyasi kaygılar halk sağlığının önüne geçmemeli”
Yeni düzenlemeler hazırlanırken ekonomik ve sosyal etkilerin değerlendirilmesinin doğal olduğunu belirten Öger, olası oy kaybı endişelerinin insan sağlığını koruma hedefini gölgelememesi gerektiğini söyledi.
Öger, tütün endüstrisinin ticari çıkarlarının da kamu sağlığının önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, karar vericilerin halk sağlığını önceleyen bir yaklaşım benimsemesinin önemine dikkat çekti.
Pasif içicilik uyarısı
Tütün kullanımının kanser, kalp ve damar hastalıkları, inme ve solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere çok sayıda sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu hatırlatan Öger, pasif içiciliğin de ciddi riskler taşıdığını belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün kullanımı dünya genelinde yılda yaklaşık 8 milyon kişinin ölümüne neden oluyor. Bu ölümlerin bir bölümü, tütün kullanmadığı hâlde dumana maruz kalan kişiler arasında görülüyor.
Çocukların, gençlerin ve sigara kullanmayan vatandaşların tütün dumanından korunması gerektiğini belirten Öger, parklar, bahçeler ve çocuk oyun alanlarının yanı sıra ailelerin ortak kullandığı mekânlarda da sağlığı koruyucu düzenlemeler yapılmasını istedi.
Kafe ve restoranlarda sigara kullanımına ilişkin kuralların açık olması gerektiğini ifade eden Öger, etkili denetim ve caydırıcı yaptırımların önemini vurguladı.
“Bağımlılıkla mücadele erken yaşta başlamalı”
Tütün ve nikotin ürünlerinin bağımlılık yapıcı özelliklerine dikkat çeken Öger, gençlerin bu ürünlere erişiminin engellenmesinin bağımlılıkla mücadelede temel önceliklerden biri olduğunu kaydetti.
Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca uyuşturucu maddeler, alkol ve kumarla sınırlandırılmasının eksik bir yaklaşım olacağını belirten Öger, nikotin bağımlılığına karşı da erken yaşta önlem alınması gerektiğini ifade etti.
Öger, sigara kullanımına başlayan herkesin başka bir bağımlılığa yöneleceği yönündeki genellemenin bilimsel açıdan doğru olmadığını belirterek, asıl hedefin nikotin bağımlılığının normalleştirilmesini önlemek ve gençlerin tütün ürünlerine kolay erişimini engellemek olması gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda sigara satışlarında kimlik kontrolünün etkin biçimde uygulanması, önleyici eğitimlerin yaygınlaştırılması ve sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara sunulan destek hizmetlerinin geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Tütünün ekonomik ve çevresel etkilerine dikkat çekti
Tütün kullanımının sağlık sorunlarının yanı sıra aile bütçesi ve ülke ekonomisi üzerinde de önemli yük oluşturduğunu belirten Öger, sigara harcamalarının ailelerin temel ihtiyaçlarına ayırabileceği kaynakları azalttığını, tütünle ilişkili hastalıkların ise sağlık harcamalarını ve iş gücü kayıplarını artırdığını ifade etti.
Tütünün çevre üzerindeki etkilerine de değinen Öger, üretim ve tüketim süreçlerinin doğal kaynakların kullanımına, sera gazı salımına ve atık kirliliğine yol açtığını belirtti. Özellikle sigara izmaritlerinin sokakları, parkları ve su kaynaklarını kirlettiğine dikkat çekti.
Tütünle mücadelenin aynı zamanda aile bütçesini koruma, sağlık harcamalarını azaltma ve çevreyi gelecek nesillere daha temiz bırakma mücadelesi olduğunu kaydeden Öger, sağlıklı bireyler ve yaşanabilir şehirler hedefinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Düzenleme geciktirilmemeli”
Yeşil Yıldız Derneği olarak planlanan düzenlemelerin ayrıntılarının kamuoyuyla paylaşılmasını ve bilimsel veriler doğrultusunda hazırlanmasını beklediklerini belirten Öger, yaş doğrulama uygulamalarının güçlendirilmesi, kamusal alanlarda dumansız yaşamın desteklenmesi, denetimlerin artırılması ve sigarayı bırakma hizmetlerinin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.
Öger, açıklamasının sonunda insan hayatının hiçbir siyasi hesap veya ticari kazançla kıyaslanamayacağını belirterek, tütünle mücadelede kararlı, bilimsel ve sürdürülebilir adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Sağlık Bakanlığının gündeme getirdiği çalışmaların etkili ve uygulanabilir düzenlemelere dönüştürülmesini beklediklerini kaydeden Öger, iktidar, muhalefet, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Öger, çocukların, gençlerin ve gelecek nesillerin sağlığını korumak için tütünle mücadelede toplumsal iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısıyla açıklamasını tamamladı.